Türk Toplumsal Meclisi

Başkanlığı

Lefkoşa

9 Ağustos 1971

No:104/71

 

Sevgili Glafkos,

Tarafım 27 Haziran 1971 tarihli mektubunuzu hak ettiği dikkat ve ihtimam ile incelemiştir. Mektunuzu bitirdiğiniz yeniden yakınlaşma havası adil ve kalıcı bir çözüme ulaşmak için şimdiye kadar elinden gelenin en iyisini yapan tarafımızca bütünüyle paylaşılmaktadır. Tarafınızın 1962 gibi erken bir tarihte kesin tavır koyduğu anayasa kısımları üzerinde önerdiğiniz değişikliklerin hemen hemen hepsine bu hava içerisinde olumlu baktım ancak ne yazık ki benim tarafımın düzeltilmesi konusunda acil ve gerçek bir ihtiyaç duyduğu noktalar şimdiye kadar karşılık bulamamıştır. 

1. Mektubunuzun 6-11 sayfaları arasındaki kısımda Polis kuvvetleri, yasama, yürütme ve yargı konularında anlaşmaya ne kadar çok yaklaştığımızı belirtiyorsunuz. Bu bir anlamda doğrudur ancak bu neredeyse-uzlaşıya Türk tarafının süreç boyunca haklarından önemli tavizler vermesi sonucu ulaşılmıştır. Örneğin 1962 Kasımı gibi erken bir tarihte bizi anayasanın değiştirilmesine davet ettiğinizde (Şimdi Başpiskopos Makarios’un 13 maddeli planı olarak bilinen) aşağıdaki konular üzerinde ısrarcı olmuştunuz.

a) Cumhurbaşkanı ve yardımcısının dışişleri, içgüvenlik ve savunma konularındaki veto haklarının kaldırılması. Bu noktalar görüşmelerimizde tarafınızca ele alınmış ve ben zorluk çıkarmadan bu haklardan vazgeçmeyi kabul etmiştim;

 b) Temsilciler meclisinin Rum başkanı ve Türk yardımcısının şu anda olduğu gibi Türk başkan yardımcısının Türk üyeler Rum başkanın Rum üyeler tarafından seçilmesi yerine bu iki kişinin tüm meclis tarafından seçilmesi. Bu konu da görüşmelerimiz sırasında tarafınızca ele alınmış ve ben bir anlaşmaya ulaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla kabul etmiştim.

Bu noktada yeni bir madde gündeme getirdiniz ve bir yerine iki başkan yardımcısı olması ve bunlardan birinin Rum olması gerektiğini belirttiniz. Bunun yeni bir nokta olması ve arkasındaki düşüncenin Rum başkanın geçici yokluğunda Türk başkan yardımcısının vekalet etmesini önlemek olduğunu düşünmemize rağmen vekalet konusunun Anayasal maddeler hazırlanrrken yeterli ve adil bir şekilde ele alınacağı inancı ile önerdiğiniz gibi iki başkan yardımcısı olmasını kabul etmiştim. Aslında başkan ve yardımcısının tüm meclis tarafından seçilmesi önerinizin nedenini (13 noktalı planınızda) başkanın eksikliği durumunda Türk başkan yardımcısının  başkanın yarine vekalet etmesine imkan tanımak olarak belirtiyorsunuz. İki başkan yardımcısı olması gerekliliğinin yapılacak işlerin çokluğuna ve başka hiçbirseye bağlı olmadığını! belirttiniz. Ancak yeni önerinizde yukarda bahsedilen nedeniniz karşısında razı olduğumuz taviz ışığında Türk başkan yardımcısının bu konuda önceliği olacağı konusunda bir ipucu yoktur.

c) Temsilciler meclisi tarafından bir takım yasaların faaliyete geçirilmesi için gerekli ayrı çoğunlukları öngören anayasal maddelerin kaldırılması. Bu nokta da görüşmelerimizde tarafınızca ele alınmış ve- küçük çekinceler koymakla birlikte- hızlı bir çözümü engellememek için kabul etmiştim.

d) Yüksek anayasa mahkemesi faaliyetlerinin yüksek yargı mahkemesi altına getirilmesi ile yargı yönetiminin birleştirilmesi (sizin isimlendirdiğiniz gibi). Bu nokta da sizin tarafınızdan görüşmelerimizde ele alınmış ve ayrı bir anayasal mahkemenin (Kıbrıslı olmayan bir başkan altında eşit temsiliyete sahip olduğumuz) varlığı ile toplumuma verilen bir koruma olmasına rağmen bu önerinizi adaletin her zaman siyasetin üzerinde tutulacağı görüşü ve umudu ile kabul ettim.

e) Yine hızlı bir anlaşmayı kolaylaştırmak amacı ile Anayasal mahkemede %50 olan katılımımızın ve Yüksek yargı mahkemesinde %50 olan katılımımızın 9 yargıçın oluşturduğu kürsüde 3 yargıca indirilmesini kabul ettim. 

f) Ayrıca bu mahkemelerin bağımsız Kıbrıslı olmayan başkanları olması gerekliliğinin ortadan kaldırılmasını, Kıbrıs Rum yargıçlarının açık mahkemede Kıbrıs’ta Türk isyanı olduğunun yargısal notunu alacaklarını belirtmesi ile- kanıt ile veya Kıbrıs’ta 1963 Aralığından beri olanlar ile desteklenemeyen bir görüş- tüm toplum üzerinde karara varmak konusunda tereddüt etmemiş olmasına rağmen, de kabul etmiştim.

g) Yine hızlı bir anlaşmayı kolaylaştırmak amacı ile anayasanın 159. maddesinin (tarafınızın kaldırılmasını istediği) bu maddenin verdiği güvenliğin kullanılmasının davacının isteğine bırakılması yönünde değiştirilmesini kabul etmiştim. Bu bizim tarafımızca azami öneme sahip bir konuda önemli bir tavizdi ve bu konuda belirtilen düzeltmeyi önermiş olduğum şekilde yapma teklifimi yinelerim.

h) Polis kuvvetlerinin jandarma ile birleştirilmesi. Bu konu da görüşmelerimizde tarafınızca ele alınmış ve yine hızlı bir anlaşmaya ulaşılabileceği umudu ile önerinizi kabul etmiştim.

i) Türk toplumunun kamu hizmetine, cumhuriyet kuvvetlerine ve kamu hizmeti komisyonuna nüfüs oranına bağlı olarak %20 oranında katılması . Bu konu da görüşmelerimizde tarafınızca ele alınmıştı ve ben yine hiçbir sorun yaratmadan önerinizi kabul etmiştim 

j) Ayrıca kamu hizmeti komisyonundaki Türk üyelerin oranının %20’ye indirilmesini ve komisyonun kararlarında ayrı çoğunluk oyu aranması maddesinin kaldırılmasını kabul etmiştim.

 2. Benim soruna yaklaşımım bildiğiniz gibi oldukca basittir; tarafınız bir takım anayasal değişiklikler istemini ortaya koymuştur; tarafımız mevcut anlaşmalardaki toplumlararası dengenin bozulmaması şartı ile bu isteklerin bir çoğunu kabul etmiştir! Kıbrıs Devletine iki etnik toplumun ortaklığına dayalı işbirliği ile Kıbrıslı karakterini veren bu denge bizim açımızdan hep çok önemli olmuştur çünkü bu denge olmadan Kıbrıs devleti olması gerektiği gibi Kıbrıslı bir devlet olmaktan çıkar ve kapısı Enosise (Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesi) ardına kadar açık bir Rum devleti olur. Tarafım bu düşünce ile ve sorunun özellikle bu yönünü gözönüne alarak tüm önerilerinizi incelemiş ve beni tavizler vermek yada belirli bir hakkın korunması konusunda ısrarcı olmak için yetkilendirmiştir. Kıbrıs Rum basınında ortaya atılan ve bazı Kıbrıs Rum yöneticilerinin Türk tarafının kaçınılmaz olarak bölünmeye yol açacak ayrılma temelini attığına dair açıklamaları benim görüşmelerimizde ulaşmaya çalıştığım amaç ile örtüşmemektedir; ayrıca aklı başında hiç kimse Kıbrıs Rum Liderliğinin sürekli enosis çağrısı ve ajitasyonuna cevap olması durumu dışında, bizi ayrılma politikası gütmekle suçlayamaz; çünkü biz Enosis politikasının Aralık 1963 tarihinden süregeldiği gibi devam etmesi durumunda iki toplumun kalıcı olarak ayrılmasının kaçınılmaz olacağına inanıyoruz.

Tarafımın içten görüşü odur ki, Enosis konusu ( bizi ayıran tek konu olan ve ilişkilerimizi zehirlemeye devam eden) tam olarak ve yeterli şekilde rafa kaldırılırsa sorunlarımızın bir çoğu çözümlenecek ve adil ve kalıcı bir çözüme ulaşmak çok daha kolay olacaktır.

 3. Böylelikle tarafımızca yapılmış önemli tavizlerin altını çizerken, bu tavizler verilirken mevcut ortam ve motivasyonumuzu gölgelemeye devam eden zorluklar, korkular ve süpheler altında tarafınızın isteklerini karşılamak için verdiğimiz tavizlerde toplumumun gerçek ve psikolojik ihtiyaçlarını-yaşam güvenliği hakkı, kaderlerinin yönetsel ve ekonomik ayrımcılık olmadığını bilme ihtiyacı- karşılamak gerekliliğini de hep göz önünde bulundurdum! Eminim ki Kıbrıs’ta son sekiz yıl içerisinde olanlar ve toplumumun çektiği acılar karşısında bu gerçek ve psikolojik ihtiyaçların abartılmış olduğunu kimse söyleyemeyecektir. Yine de ben minimum gereklilikleri göz önüne alarak tarafımın vermeye hazır olduğu tüm tavizler karşılığında sadece yerel yönetim talep ettim. Özerk yerel yönetimlerin görevleri konusunda bir kaç tanesi dışında hemen hemen tüm noktalarda anlaşmıştık. Bu Türk tarafının amacının tarafınızca Rum basınına söylendiği gibi Devlet içerisinde bir devlet yaratmak olmadığı, ve yerel yönetim konusunun da ne istediğini açıklamakta tek başına yeterlidir.

4. Kısacası, biz yerel yönetim sisteminde bulunduğunu gördüğümüz en küçük korunma derecesini talep ediyoruz. Ayrıca, toplumlararası denge sistemini kurmazsak tavizlerimizin sonucu, görüşmelerimizin başlama amacı olan toplumlararası işbirliğine dayalı bir Kıbrıslı Cumhuriyeti’nin değil bir Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin kurulması olacaktır.